Türkiye Çeşitli Sektörlerde Bol Fırsatlar Sunuyor

Türkiye çeşitli sektörlerde bol fırsatlar sunuyor

Türkiye çeşitli sektörlerde bol fırsatlar sunuyor. Otomotiv, Makine, Savunma, Havacılık, Enerji, Tarım, Finans ve daha birçok sektörde büyüyen ekonomisiyle yatırımcıların gözdesi olan Türkiye’yi bu yazımızda sektörler açısından ele alacağız.

OTOMOTİV
Türkiye otomotiv endüstrisinin temelleri 1960’lı yılların başına dayanmaktadır. Hızlı bir sanayileşme ve ilerleme döneminden geçen bu önemli sektör, montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım yeteneğine ve geniş üretim kapasitesine sahip tam teşekküllü bir endüstriye dönüşmüştür. Orijinal parça üreticileri (OEM), 2000 yılından beri Türkiye’deki faaliyetlerine 15 milyar ABD dolarının üzerinde yatırım yapmıştır. Bu yatırımlar, söz konusu şirketlerin üretim kapasitesini önemli ölçüde arttırarak  uluslararası OEM’lerin küresel değer zincirinde Türkiye’nin önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan, hatta bu standartların ötesine geçen günümüz Türkiye otomotiv endüstrisi, katma değerli üretim anlayışı sayesinde son derece etkin ve rekabetçi bir konumda bulunmaktadır.

MAKİNE
Makine imalatı, Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlayan önemli sektörlerden biri olmaya devam etmektedir. Sektör özellikle ara ürün üretme kapasitesi ve kimyasal, inşaat, otomotiv, enerji, tekstil, tarım ve madencilik gibi önemli sektörlere girdi sağlaması sayesinde Türkiye’deki imalat sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye makine imalatı sektörü, yoğun Ar-Ge çalışmaları (ülkede her yıl 53.000’in üzerinde mühendis mezun olmaktadır) ve yüksek katma değer oluşturması itibarıyla öne çıkmaktadır.

SAVUNMA & HAVACILIK
Türk savunma ve havacılık sanayii son on yılda kapsamlı bir dönüşüm geçirmektedir. Son yıllarda yakaladığı benzersiz başarılarla Türkiye, günümüzde, savunma ve havacılık alanlarında en hızlı gelişen ülkelerden biridir. Birçok farklı girişimde bulunan, dünya ölçeğinde rekabet eden ürünler sunan ve uluslararası projelerde kilit roller üstlenen Türk savunma ve havacılık şirketlerinin deneyimi ve kaliteye verdikleri önem açıkça ortadadır. Türk şirketleri, nitelikli iş gücü ve üstün teknoloji altyapılarıyla, çok sayıda ülkeye yerel gereksinimlerini karşılayan küresel çözümler sunabilmektedir. Bu Türk şirketleri, özgün tasarım geliştirmekten yurt içi üretime, modernizasyondan modifikasyona, Ar-Ge çalışmalarından uluslararası projelere kadar savunma ve havacılık sektörünün pek çok kritik alanında faaliyet göstermektedir.

ENERJİ
Türkiye’de büyüyen ekonomi ve artan nüfus, enerji ve doğal kaynaklara ihtiyacın gittikçe artmasına neden olmaktadır. 2002 yılından bu yana yıllık %5,5 büyüme ile OECD’de en hızlı büyümeyi kaydetmiştir. Bu tarih itibarıyla, Türkiye’nin temel enerji arzı 17 yılda iki kat artışla 78,4 Mtoe’den 155 Mtoe’ye yükselmiştir. Türkiye’nin artan ekonomik performansı, toplam kurulu kapasitede 31,8 GW’dan 88,5 GW’a, elektrik tüketiminde ise 2018 yılı sonu itibarıyla 132,6 TWh’den 305,5 TWh’ye kayda değer bir yükseliş gösteren elektrik üretim altyapısına da yansımıştır. Ülkenin artan ihtiyaçlarını karşılamak için, mevcut kapasitenin, 2019-2023 dönemi için 11. Kalkınma Planı’nda da ifade edildiği üzere özel sektör yatırımlarının artırılarak 2023 yılına kadar 110 GW’a ulaşması beklenmektedir.

TARIM & GIDA

Dicle ve Fırat nehirlerine ev sahipliği yapan Türkiye’nin tarım sektörü bugün antik Mezopotamya’nın zenginliğini yansıtmaktadır. Türkiye, elverişli coğrafi koşulları ve iklimi, geniş tarım arazileri ve su kaynaklarının bolluğu ile tarım ve gıda alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

ALTYAPI

Gelişen Türkiye ekonomisi ulaşım, sağlık ve enerji dâhil olmak üzere birçok farklı sektörde kârlı yatırım fırsatları sunmaktadır. Dünya Bankası’na göre Türkiye, 1990 ile 2015 yılları arasında toplam 165 milyar ABD doları sözleşme bedeliyle Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP) projelerinde dünya çapında 3. sırada yer almaktadır. Geniş altyapı varlıkları portföyünde uygulamaya aldığı 220’yi aşkın kamu-özel sektör iş birliği ile bu alanda başarılı bir geçmişe sahip olan Türkiye, son on yıl içinde bu projelerin yaklaşık %80’ini hayata geçirmeyi başarmıştır.

FİNANSAL HİZMETLER

​Finans sektörü, Türkiye’de 2000’li yılların başında yaşanan yerel ekonomik krizin ardından, uygulamaya alınan düzenleyici reformlar ve yapısal değişiklikler sayesinde, 2009 yılında baş gösteren ve sonrasında da devam eden küresel finansal kriz sırasında ne derece dirençli olduğunu kanıtlamıştır. Yapılan reformlar yatırımcıların güvenini arttırmış ve finans sektörü uluslararası doğrudan yatırımlarda en çok tercih edilen alan haline gelerek 2005 yılından bu yana 52 milyar ABD doları yatırım çekmiştir.

 

Compare listings

Karşılaştırmak